ne-gerekir-logo

Ergen bireylerin sıkılma problemlerini gidermek için ne gerekir?

En son güncellendiği tarih: Şub 16

"Kendimle konuşmaktan yoruldum, beni dinleyin!"

Bazı ergenler bulundukları her ortamdan sıkılırlar. Genelde ebeveynler onun bu sıkıntısının mekanla ilgili olduğunu düşünürler. Fakat durum bu şekilde değildir. Ergen birey, düşüncelerinde sürekli daldan dala atarlar. Kendisine göre beğendiği veya beğenmediği şeyler, sevdiği veya sevmediği kişiler, bulunmak istediği veya istemediği yerler noktasında da sürekli bir düşünceden diğer düşünceye geçip dururlar.

Uzun zaman, aynı ortam ve zorlamalar

Uzun zaman bir ortamda bulunmak onları çok sıkacaktır. Bu dönemde, çok büyük bir zorunluluk yoksa anne ve baba, ergen bireyi kesinlikle bulunmak istemediği yerlerde bulunması için zorlamamalıdırlar. Ailecek sıkıntı yaşayacakları gibi, çevreye de rahatsızlık yaratabilirler. Bir çok ergen birey annesi veya babası şunları söylüyor; Çocuğumun evde canı sıkılıyor, evde durmak istemiyor. İstediği yere götürdüğümde, bir süre sonra orada da sıkılıyor. Arkadaşlarıyla bir araya geliyor fakat yine sıkılıyor. Ergen birey, bu dönemde yavaş yavaş sosyal hayat içerisine açıldığını görebilmelidir. Toplumsal hayat içerisinde yapılması gerekli bazı şeylerin, hoşuna gitmese, yapmak istemese bile, bunları görev ve sorumluluk olarak düşünmeli, kabul etmeli ve öğrenmelidir.

İçindeki sıkıntılar yüzünden yorgun ve huzursuzlar

Ebeveynler gibi ergen birey de kendi sıkıntılarını, "mekândan, orada bulunan insanlardan sıkılma" olarak algılar. Halbuki bu her zaman böyle değildir. Gerçekte o, içindeki sıkıntılarla yorgun ve huzursuzdur. Bu dönemde pek az yerde sakin, huzurlu olabilir. Birey biraz daha olgunlaştırır zaman aynı şartlarda, aynı yerlerde sıkılmadığını gözlemleyecektir. Ebeveynler ve ergen birey bunu bilirse, bu dönemdeki ilişkileri daha dengeli, sakin ve huzurlu geçecektir. Eğer ergenin bu dönemde yaşadığı değişkenlikler bilinerek sakin bir şekilde karşılanmaz ise, bireyde şöyle düşünceler oluşur:

"Annem ve babam beni anlamıyor. Beni zaten kimse anlamıyor!"


Asıl sorun kendinden sıkılmak

Kendisinden sıkılanı bu durumdan kurtarmak gerçekten çok güçtür. İnsan kendi kendisinden nasıl kurtulabilir? Zamanın, mekânın, durumun etkisiyle oluşan sıkıntılar geçebilir; ancak insanın kendisinden sıkılma durumunu yok etmesi için bu durumunun farkında olması, sebeplerini araştırması ve bu sebeplere çözüm yolları bulmaya çalışması gerekir. Yaşamaya ve geçirilen zamana anlam katan uğraşlar bulmalı insan. Uğraşlar mutluluk ve huzura en önemli sebeplerdir. Genellikle uğraşlardan yoksun kalan, boş zamanı çok olan, yaptıklarından bir türlü zevk alamayan insanlar sıkılırlar. Bu kişilerin çevresindeki bu hayatı paylaştığı insanlar da onların dünyasına katılmak durumda kalırlar. İnsan muhakkak paylaşarak yaşamak durumundadır.

Ancak bir kez yaşanılacak bu hayat içerisinde hep sıkıntılar, sorunlar konuşulması çok üzücü. Böyle bir paylaşım insanı hep üzgün yapar. Eksileri olan hayatın, mutluluk veren yanlarını da fark ederek paylaşımlar yapılsa, hayatın çok daha kolaylaştığı görülecektir. İnsan sıkıntılarını sırtına yük etmek yerine, sıkıntılarını ayaklarının altına basamak yapmanın bir yolunu bulabilmeli. Böylece mutlu olmayı başaracaktır.

Kendisini eksik görme ve pişmanlık


Ergen birey kendi kendisinin farkında olmadığı için: "Ben kendimi bir türlü anlatamıyorum." veya "Ailemi ve diğer insanları dengesiz hareketlerim karşısında perişan ediyorum!" dememesi için ona sakince yaklaşıp yaşadığı durumu anlatmanız gerekir.


Bir ömür boyu yanına kalabilecek kalıplar

Birey anlaşılmadığını düşündüğü bu dönemde bir de istenmeyen olaylar yaşanırsa, artık bu düşünceler her ergenin bu döneme ait düşünceleri olmaktan çıkar. Belki de bu yol bireyin ömür boyu öyle düşüneceği bir yola dönüşür.

Kopma noktası ergenlik döneminde, dikkat!

Bazen bağların tamamen kopmuş aileler görürüz. Dikkat edilirse, kopma dönemlerinin hemen öncesinde ergenlik dönemini görürüz. Ergenlikte yaşanan bazı sorunların aile bireylerini olumsuz etkilediğini, önemli yanlışlar olduğunu, geride kötü, unutulamayacak anılar kaldığını, ilerleyen yıllarda da bunların telafi edilemediğini görürüz...



Her iki taraf taşın altına eline koymalı

Ebeveynler ve ergen birey, bu anlamda da dikkatli, düşünceli ve sabırlı olmalıdırlar; Ne ergen: "Ben büyüdüm, artık bir gencim, ergenlik yaşıyorum." diyerek haneyi sarsma hakkına sahiptir, ne de anne babanın ikisi veya birisi

Ne ebeveyn:

"Mühür kimdeyse Süleyman odur!" diye düşünerek, ona baktıklarını, yani maddi imkânlarını güç ve/veya baskı unsuru olarak kullanmalıdırlar. Çünkü güç her zaman bir kişide kalmaz. Gün gelir, devran döner. Herkesin birbirine sevgili, saygılı ve hoşgörülü olması gerekmektedir.

23 görüntüleme1 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
arrow&v

Ne Gerekir'i Takip Et

  • Facebook
  • Siyah Heyecan Simge
  • Instagram
  • Simge Google Play Siyah

Gizlilik Yasası (CCPA)

© 2020 by Ne Gerekir.

Proudly created with Wix.com